Köklü Değişim
Dergisi’nin Eylül 2021 sayısının konusu; “Hakikatin Ölçüsü Bilim mi, Vahiy
mi?”
Sömürgeciler bir
ülkeye girip hükmetmekte kendilerinin hak sahibi olduklarını gerekçelendirmek
için Doğu halklarının; tembel, vahşi ve kendini yönetmekten aciz oldukları
fikrini yaymışlardır.
Oryantalizmin
yaydığı Doğu imajı, ortaya attıkları fikir ve düşünceler, Batılıların doğulu
toplumlar üzerindeki emperyalist düşüncelerini uygulayabilmek amacıyla, bir
plan ve proje dâhilinde gerçekleşmiştir. Doğuya, özellikle de İslam’a ve
Müslümanlara beslenen düşmanlık, emperyalistlerin ruh yapılarının bir
tezahürüdür.
Gerçekte oryantalizm,
sömürgeci Batılı devletler tarafından İslâm’ın kaynaklarına saldırı amaçlı
olarak kullanılan kültürel bir silah oldu. İslâm’ın değerlerine açıktan ya da
gizliden yapılan birçok fikrî ve kültürel saldırının temelinde oryantalist
çalışmaları görmek mümkün. Arapçanın değil de yerel dillerin kullanılması
gerektiği, hadislerin doğruluğu ve Rasulullah’a isnadı hakkında şüphelerin söz
konusu olduğu, Kur’an’ı anlamada ve yaşamada aklın yegâne ölçü olması gerektiği
gibi hususları pazarlayarak Müslümanların zihinlerinde İslâm’ın kaynaklarında
şüpheler oluşturmaya çalıştılar ve bunda da maalesef kısmen başarılı oldular.
Bugün ne yazık ki oryantalistlerin
açtığı bu nifak yoluna Müslümanların çocukları da girdi ve hâlâ da o yolun
gösterdiği istikamette yürümekteler.
Sömürgeci Batılı
kâfirlerin yönettiği bu çalışmalara paralel olarak bugün benzer bir fikrî
çatışma Müslümanların gündemine sokulmuş durumda. “Din-Bilim çatışması”
şeklinde özetlenebilecek bu gündemi konuşmak ve mesele hakkında hakikatleri
ortaya çıkarmak bir gereklilik olarak karşımızda duruyor. Zaman zaman ateşi
harlanan bu tartışmaya son noktayı koymak adına Köklü Değişim olarak hem “din mi,
bilim mi?” tartışmasını hem de İslâm’ın kaynakları -özellikle Kur’an-ı Kerim-
üzerinde yapılmaya çalışılan manipülatif anlayışları, dergimiz sayfalarında değerlendirmeye
tabi tuttuk.
Bu bağlamda;
Yazarımız Dr. Abdurrahim
ŞEN “Hakikatin Ölçüsü Bilim mi, Vahiy mi?” başlıklı makalesinde, kadim bir
tartışmayı masaya yatırıyor ve hakikate ulaşmada yegâne ölçüyü ortaya koyuyor.
“Bilim ve Bilimin
Sınırları” başlıklı
makalesinde Serdar YILMAZ, son asrın en ciddi tartışma konularından biri
olan “bilim nedir, sınırları neresidir, din-bilim ilişkisi nasıl olmalıdır?”
gibi sorulara cevaplar veriyor.
Abdullah İMAMOĞLU ise makalesinde
“Kur’an Hayatımızın Neresinde?” sorgulamasını yaparak Kur’an’ın
gönderiliş gayesi çerçevesinde Müslüman okura bir iç muhasebe imkânı sunuyor.
İlyas KÖSEM,
“Dünden Bugüne Değişen İslâm Algısı”nı değerlendirdiği makalesinde, tarihsel
süreçte İslâm algısı üzerinde yapılan tahrifatı gözler önüne seriyor.
Hakkı
EREN ise “Kitaba
Uymak mı, Kitabına Uydurmak mı?” başlıklı makalesinde, “yalnız Kur’an”
söyleminin tenkidini yapıyor.
Muhammet Hanefi YAĞMUR da “sadece Kur’an” söyleminin mahiyetini “Kur’ancılar”
başlıklı makalesinde değerlendiriyor.
“Gelenekçi ve
Yenilikçilerin Ortak Noktaları” başlıklı
makalesiyle Musa BAYOĞLU, İslâm’ı anlama ve yaşamada birbirine zıt
konumda bulunan “gelenekçi” ve “yenilikçi” yaklaşımların siyasi konularda nasıl
da aynı noktada buluştuklarını ortaya koyuyor.
Muhammed
Emin YILDIRIM da makalesinde; “Fıtrata Savaş Açan Müfsit Batı Düşüncesi”ni yani menfaat ve
haz temelli kapitalist Batı düşüncesinin fikrî ve siyasi boyutuyla nasıl bir
ifsat sistemi olduğunu ifade ediyor.
Ayrıca konuk
yazarlarımız; Melikşah SEZEN “Seküler Düşünce ile İslâm’a Bakışın Getirdiği
Sorunlar”, Mehmet Akif CAN “Kur’an’ı Anlamada Modernist Yaklaşım Sorunu”,
Şükrü HÜSEYİNOĞLU “İnsi Şeytanların Yeni Söylemi: Kur’an İzafiyet Teorisi”,
Esad MANSUR “Tarihselcilik ve Evrenselcilik Kıskacında Kur’an” başlıklı
makaleleriyle İslâm’ı hayattan uzaklaştıran tezleri siz değerli okurlarımız için
değerlendirdiler.
Dolu dolu içeriği
ve hakkı izhar etmede cüretkâr duruşuyla Köklü Değişim, suskunluğun kırılma
noktası olmaya devam ediyor.
Kurtuluş SEVİNÇ
Genel Yayın
Yönetmeni

