Gazze’de çocuklar açlıktan ölmeye başladığında, sıradan eylemlerin yetersiz
kaldığı açıkça ortaya çıktı. Söz, muhatabına söylenmeli ve muhatabın harekete
geçmesi sağlanmalıydı. Bu amaçla önce istişare toplantıları düzenledik. Bu
toplantılarda altını çizdiğimiz nokta, sözün muhatabına doğrudan söylenmesi
gerektiğiydi. Ardından, “27 Temmuz’da AK Parti Genel Merkezinden
Cumhurbaşkanlığı Külliyesine yürüyoruz” dedik. Türkiye’nin dört bir yanından
destek mesajları aldık. Tüm engellemelere rağmen yürüdük. Ama yalnız değildik;
farklı fikirlere sahip on binlerce kardeşimizle birlikte yürüdük.
27 Temmuz, Türkiye’deki Gazze eylem ve söylemlerini değiştiren bir tarih
oldu. Bunu sadece biz söylemiyoruz; dışarıdan gelişmeleri gözlemleyenler de
aynı kanaatte. Zira bugüne kadar Gazze için sadece dua nöbetleri tutan,
meydanlara çıkmayan kesimler bile “Sokağa çıkmamız lazım” demeye başladı. Hatta
Cumhurbaşkanına hitaben mektuplar yazılmaya başlandı.
27 Temmuz’da gördük ki, Gazze için birleşebiliyoruz. Ayrılıkları bir kenara
bırakabiliyoruz. Bu birikimi daha da genişletmek için harekete geçtik. Zira
ancak birleşebilirsek Gazze’nin gerçek sesi olabiliriz. “Gazze İçin Birleşelim”
diyerek İslâmî camialara, alimlere ve kanaat önderlerine ziyaretler başlattık.
Artık tek gündemimiz: Gazze için birleşmek. Rabbim hayırlara vesile kılsın.
Bu sayımızda; önceliğimiz elbette Gazze! Dolayısıyla Gazze ile ilgili
makalelerin yoğun olduğu bir sayı sizleri bekliyor. Gazze’nin, tüm Filistin’in
kurtuluşu için niyazda bulunarak, kıymetli okuyucularımıza son sayımızı takdim
ediyoruz.
SUSKUNLUĞUN KIRILMA NOKTASI
İbnu Haldun, devletleri insana benzetir. Onlar da insan gibi doğar gelişir
yaşlanır ve en nihayetinde ölür. Nitekim tarih, İbni Haldun’u hep
doğrulamıştır. “Yenilmez, yıkılmaz!” denilen devletler süreç içinde
yıkılıp gitmiş, tarih olmuşlardır.
Roma İmparatorluğu; doğuşu, ulaştığı sınırlar ve kendine has devlet kültürü
ile tarih olmuş devletler içinde en öne çıkanlardan biridir. Elbette Roma
tarihini makale konusu edinmeyeceğiz. Daha güncel bir konuya odaklanarak Roma
ile ABD siyasetini kıyaslayacak ve akıbetlerinin benzer olup olmayacağı üzerine
fikir yürüteceğiz. Kısacası, geçmişten günümüze köprü kurarak gelecekte
insanları neyin beklediğini irdeleyeceğiz.