142. Sayı

TAKDİM

İnsanlığın medeniyet yürüyüşünde altın çağ, İslâmi hükümleri hayatın tüm alanlarında tatbik eden İslâm ideolojisinin dünyaya liderliği döneminde yaşanmıştır. İslam toplumu medeniyeti inşa etmede, eğitim ve öğretime gereken önem ve hassasiyeti göstermiş, İslâmi eğitim-öğretimin omuzları üzerinde medeniyetini yükseltmiştir.

Günümüzde ise eğitimin geldiği nokta ve buna paralel olarak gençlerimizin akıbeti ortadadır; çürüme ve yozlaşma doğuran eğitim sistemi içinde kaybolmuş bir gençlik… Sebebi malum; çok uzun süredir beldelerimizdeki eğitim yabancı sömürgeci devletlerin menfaatlerine göre şekillendirilmektedir. Sömürgecilerin amaçları; ümmetin gelecek nesillerinin akidelerini zayıflatmak, İslâm hakkında evlatlarımızın kafalarını karıştırmak ve onları dinlerinden uzaklaştırmaktır. Bunun yanında eğitim, büyük kapitalist şirketlerin ceplerini doldurmaya yarayan bir meta olarak kullanılmaktadır. Eğitimin amacı sömürgecilere göre kapitalist liberal çizgide işçi üretmek iken çalışanlar açısından kariyer edinmek olmuştur.

Kapitalizmin dünya hâkimiyetinden sonra İslâm beldelerinin parlak zihinleri ya Batı ülkelerine göçmekte ya da gayri İslâmi yönetimler tarafından potansiyelleri ümmetin ihtiyaçlarını karşılamak için kullanıp geliştirmek için gerekli araçlardan yoksun bırakılarak beceri ve yetenekleri heba edilmektedir.

Açıkça görülmektedir ki beldelerimizdeki eğitim sektörü gençlerimizin zihinlerini sömürgeleştirmek ve köleleştirmek için bir araç olmuştur. Bu durum gençlerimizin eğitim hayallerini çalan, kırılan hayallerin ve derin hüsranların mekânı olmuştur.

Eğitimin çirkin portresini kendi gözlerimizle görebiliyoruz. Öğrencilerde ahlak bozukluğu, öğretmenlerde artan kalitesizlik, gittikçe anlamsızlaşan öğretim metotları, okulların eksikliği, okul ve kampüslerde altyapı yetersizliği, eğitimde pahalılık, birçok bölgede eğitime erişim eksikliği, gerçek bilim adamı bulmakta yaşanılan zorluklar vb. sorunlara hepimiz aşinayız. Tüm bunlar eğitimde uygulanan yanlış ilkelerin yansımasıdır.

Köklü Değişim Dergisi olarak eğitim ve gençliğin geldiği vakıayı ele aldığımız bu özel sayımızda dünya genelindeki eğitim krizlerinin gerçeklerini ve sebeplerini açıkladık. Geleceğimizi mahveden bu durumun kapitalist ideolojiyi benimsemiş liberal demokratik hükûmetlerin laik eğitim sistemini tatbik etmesiyle ortaya çıktığını gözler önüne sermeye çalıştık.

Yine bu özel sayımızda İslâm beldelerini sömürgeleştirmek için Batı’nın, Müslümanları akidelerinden ve kültürlerinden uzaklaştıran, uyanışlarını ve kalkınmalarını engelleyen eğitim metodu ve malzemelerini yerleştirmesinden, atrıca ümmetin evlatlarını Müslümanların hakiki yaşam ortamlarından kopartıp âdeta laboratuvardaki kobay farelerine dönüştürdüğünden, bilimi ve ilmi hem tatbik edilebilirlikten uzaklaştırarak hem de yerine doğru İslâmi öğretilere aykırı olan akademik dersler doldurarak gençlerimizi Batılı tarzda eğittiğimizden bahsettik.

Bunların yanında Müslümanların “En Hayırlı Ümmet” kimliğini koruyan, İslâmi eğitim nizamını tatbik eden Hilâfet’in gölgesi altında ortaya çıkmış/çıkacak muhteşem bir medeniyete ait nitelikleri de tarif ettik.

Buna ilaveten İslâmi eğitim sisteminde okul ve yükseköğretim kurumlarının profillerine, öğretim metotlarına ikinci Hilâfet Devleti’nin kurulması öncesi günümüz Müslüman nesiller için gereken eğitim stratejilerine de değindik.

Kısacası bu sayımızda İslâm’da eğitimin gerçek amacını, bugünkü eğitim krizlerinin nedenlerini ve geçmişte Hilâfet’in nasıl bir eğitim sistemi sunup da ümmeti zirveye ulaştırdığını gözler önüne serdik.

Eskiden olduğu gibi medeniyetin altın çağını geri getirmek, ancak İslâm şeriatından istinbat edilen siyasi iktisadi ve sosyokültürel nizamların bir parçası olan İslâmi eğitim nizamını tatbik etmekle olur. Bu altın çağa götüren kılavuz billur gibi ortadadır. Zira o, varlığını yüzyıllarca sürdürmüştür.

İşte o şanlı günlerimizi geri getirmek, İslâm ümmetini tekrar muzaffer kılmak, İslâm’ın esenliğinin yeryüzündeki tüm insanlığa ulaşması ve İslâm medeniyetine hayırlarla katkıda bulunacak gençliğimizi oluşturma idealimizin gerçek olması için bu özel sayımızı eğitim ve gençliğimize ayırdık.

Bugün çektiğimiz zahmetler yarın meyvesini verecek, biz de onları sevgili gelecek nesillerimize ileteceğiz. Bu sayımızın ümmete büyük etki bırakmasını yürekten temenni ediyorum.


Genel Yayın Yönetmeni

Kurtuluş SEVİNÇ