İkinci Raşidî Hilafet Devleti kurulduğunda karşı karşıya kalacağı sorunlardan biri, mevcut paraların İslamî madenî para sistemi olan “altın ve gümüş”e dönüştürülmesidir. Bu sorun, en görünür olarak devletin ilk kurulduğu günlerde özellikle de devletin ilan edileceği bölge veya bölgelerde ortaya çıkacaktır. Bu sorunun çözülmesi ve soruna hâkim olunması için önce sorunun vakıasının anlaşılması, onun teşhis edilmesi ve içerisinde bu gibi bir durumun ortaya çıktığı yöntemlerin mülahaza edilmesi ve sonra da bu soruna ilişkin kesin çözümün tanımlanması kaçınılmazdır.
İster yabancı ister yerel olsun mevcut paraların tamamı yasayla korunmakta olup onun değeri bu korumadan kaynaklanmaktadır. Dolayısıyla bu paralar altın ve gümüşe konvertibl değildir (yani altın ve gümüş karşılığı yoktur). Bunun içindir ki para piyasalarında herhangi bir siyasî veya ekonomik sarsıntının meydana gelmesi durumunda bu paralarda hızlı bir şekilde çöküntü oluşmakta, değerleri düşmekte, bu paralara sahip olanlar bunların değerinden büyük bir bölümünü kaybetmekte ve enflasyon denilen şey meydana gelmektedir. Nitekim şu andaki tüm ülkelerin ellerinde bulunan yerel para birimlerinin döviz karşısındaki değerinde bir düşüş meydana geldiği gibi aynı şekilde birçok döviz de büyük oranda değer kaybetmiştir. Dolayısıyla İslam Beldelerindeki mevcut devletlerde bulunan insanlar bu durumdan ve bu sorundan dolayı bir hayli sıkıntı çekmektedirler. Mesela, Suriye’de, geçen yüzyılın seksenlerinde yaklaşık 4 Suriye lirası 1 dolar ederken liranın çöküşünden sonra şu anda 50 Suriye lirası yaklaşık 1 dolar eder olmuştur. Bu ise büyük miktarda lira basılması ve piyasalara sürülmesinden sonra meydana gelmiştir. Aynı şekilde yaklaşık 4 Lübnan lirası 1 dolar ederken şu anda 1500 Lübnan lirası yaklaşık 1 dolar eder olmuştur. Yine 88 yıl önce 1 Ürdün dinarı 3 dolar ederken şu anda 1 Ürdün dinarı yaklaşık 1,5 dolar eder olmuştur. Bu durumun aynısı Irak’ın Kuveyt’e girdiği sırada Kuveyt parasında da meydana gelmiştir. Hatta Kuveyt’e girildiği ilk günlerde Kuveyt dinarı taşıyan bazı insanlar yaklaşık 25 dinarı 1 dolara değiştirmişlerdir. Sudan, Türkiye, Endonezya ve benzeri ülkelerin parası gibi İslam Dünyasındaki ülkelerde tedavülde olan paralar da bu çöküntüden kurtulmuş değildir.
Bütün bu olanlara rağmen mevcut bu nizamlar ve devletlerin başındakiler hiç değişmemiştirler. Bu durum İslamî olmayan dünya devletlerinde özellikle de Sovyetler Birliği’nin çökmesinden ve Komünizmin yok olmasından sonra Sosyalist sistemin var olduğu devletlerde de meydana gelmiştir. Lübnan lirası veya Irak dinarının başına gelenin aynısı hemen hemen Rus rublesinin de başına gelmiştir. Zira o zaman enflasyon inanılmayacak bir boyuta ulaşmıştır ve sayılamayacak kadar çok örnek olmasından dolayı başka örnekler vermeye bile gerek yoktur.
Bundan dolayıdır ki bu sorun, yeni bir sorun veya kurulduğu anda Raşidî Hilafet Devleti’ne has olan bir sorun değildir. Zira yukarıdaki tüm örneklerde görüldüğü üzere neticede paranın değerinin düşmesinin doğurduğu sonuçlara katlananlar bizzat insanlar olmuştur. O halde bu paraların değerinin düşmesinin doğurduğu sonuçların sorumluluğunu bu paraların varlığı ile hiçbir ilgisi olmayan Hilafet Devleti’ne mi yükleyeceğiz? Bu soruya cevap vermek için zararın devletin ilan edildiği bölge veya bölgelerdeki insanlarda ya da bankalarda toplanmış olan yerel para birimlerinde olacağını dikkate almakla birlikte insanların zarara uğramasına sebep olan en önemli durumların gözden geçirilmesi kaçınılmazdır.
Aynî para, altın, gümüş, döviz, bölgeler ve diğer devletlerin yerel paralarına gelince; Hilafet Devleti bunların değerini koruyacaktır.
İnsanların Zarara Uğramasına Sebep Olan En Önemli Durumlar Şunlardır:
Tüccarlarda ortaya çıkacak birinci durum: İşyerinde on bin dinar eşdeğerinde emtia ve eşyası ile bin dinar nakit parası bulunan bir tüccarın hiçbir zararı olmayacakken kârı ise çok yüksek olacaktır.
Arazi, gayrimenkul ve aynî mal sahiplerinde ortaya çıkacak ikinci durum: Elli bin dolar değerinde bir ev veya araba ile on bin dolar eşdeğerinde yerel paraya sahip olan kimsenin sahip olduğu aynî malı onun nakitteki zararını telafi edecektir.
Memurlarda ortaya çıkacak üçüncü durum: Bunların geneli aylık veya haftalık harcamalarına yeterli paranın dışında nakde sahip olmayan kimselerdir.
İşsiz ordularda ortaya çıkacak dördüncü durum: Bunların ellerinde değerini kaybedecekleri her hangi bir nakit bulunmamaktadır.
Büyük oranda nakit parası bulunan şahısların olduğu beşinci durum: Bunların paralarının geneli yerel para birimi ve bazıları da döviz olarak yerel ve yabancı bankalarda bulunmakta olup yerel paralardan oluşan zararlarını telafi edecek altın, gümüş, mücevherat ve aynî mala sahiptirler. Yerel para biriminin düşmesinin etkisi iç ticaretten daha çok dış ticarette daha belirgin bir şekilde olacaktır. (Yani ithal mallarının fiyatları içerideki malların fiyatlarından kat be kat fazla olacaktır.) Bu nedenledir ki bu sorun; yeni bir sorun ve kurulduğu anda Hilafet Devleti’ne has bir sorun olmayıp kesinlikle tabii ve eski bir sorundur ve günümüzün kalıcı olaylarındandır. Dolayısıyla Hilafet Devleti’nin paraya ilişkin bu değişimin doğurduğu sonuçları yüklenmesi caiz değildir. Çünkü bu paraların varlığı ile onun ilgisi yoktur.
Sorunun vakıasının açıklanması, onun teşhis edilmesi ve onda meydana gelen bazı örneklerin etüt edilmesinin ardından Hilafet’in ilan edileceği bölge veya bölgelerdeki yerel para biriminin değiştirilmesinde aşağıdaki hususlar takip edilecektir:
İnsanlarda bulunan yerel paralar toplanarak kaydedilip belgelenecek ve herkese teslim ettikleri miktarı gösteren bir belge verilecektir. Ancak bu miktar on bin doları veya onun eşdeğerindeki miktarı geçmeyecektir. Şayet bu meblağ on bin doları geçerse genel olarak bireyler veya şirketler ellerinde büyük miktarda paralar bulundurmayacağından dolayı sahteciliği önlemek için bu paraların seri numaraları ve kaynağı araştırılacaktır.
Merkez ve ticarî bankalardaki yerel paralardan oluşan nakit paralar toplanarak bütün bankalardaki gerçek kişiler, kurumsal borçlular, alacaklılar ve hissedarlar adına belgelenip muhafaza edilir. Çünkü bankadaki paraların geneli hisse olarak kamu ve özel mülkiyet alanında çalışan şirketlere yatırılmasının yanı sıra şirketlere ve bireylere kredi olarak verilmektedir.
Anonim şirketleri gibi olan ticarî bankalara anonim şirketleri muamelesi yapılacak olup kamu mülkiyeti alanı dâhilinde çalışan anonim şirketleri ise kaldırılacaktır. Petrol, doğalgaz, demir, fosfat, potas ve benzerlerini çıkarma alanında çalışan şirketler gibi şirketlerin, mal varlıklarının ve fonlarının denetimi ise devlet tarafından yapılacaktır. Ferdî mülkiyet alanı dâhilinde çalışan anonim şirketlere gelince; bunların İslamî şirketlere dönüştürülmesi için çalışma başlatılacak ve İslamî şirketlere dönüştürülmesi imkânsızlaşırsa bu şirketler tasfiye edilecektir. Bu şirketler, tasfiye edilecek ve hakları mümkün olduğunca sahiplerine geri verilecek olan ticarî bankalar gibidir. Devlet, el verdiği oranda tasfiye edilen şirketlerin sahiplerine haklarını geri vermek amacıyla her türlü anonim şirketlerdeki hissedarların, mudilerin, alacaklıların, gerçek ve tüzel borçluların adlarını muhafaza edecektir. Ayrıca bankaların sabit mal varlıklarının satışı ilan edilecek, bunların değeri birleştirilecek ve bunlar, bankalar ile diğer devletlerin döviz ve yerel paralarının değiştirilmesiyle elde edilen altın ve gümüşe eklenecektir. Mudilerin ve hissedarların bankalardaki paraları, bu bankalarda bulunan paraların, satılan sabit mal varlıklarının, tazmin edilen kredilerin, toplanan döviz ve benzeri yabancı paraların ve bu bankalarda toplanan altın ve gümüşün oranıyla hesaplanacaktır.
Diğer devletlere ait döviz ve yerel paralar meşru bir yolla komşu ülkelere gönderilerek karşılığında altın, gümüş ya da Müslümanların ve Hilafet Devleti’nin ihtiyaç duyduğu malzemeler alınacaktır.
İçeride insanların ellerinde bulunan yerel paraların teslim edilmesi için iki hafta müddet tanınacak ve dışarıda bulunan yerel paralar bundan istisna tutulacaktır.
Devletin ilanı öncesindeki bölgenin genel bütçesine ait paralar, asker ile memurların maaşları, cihat, eğitim, tıbbî tedavi ve benzerleri için şer’î doğrultuda harcanması amacıyla muhafaza edilecektir.
İçeride toplanan altın ve gümüş, toplanan yerel para arasındaki oranla işlem görecek olup belge sahiplerine bu oran miktarı dağıtılacaktır. Bu ise gözetim ve tazminat babından olup devletin yapması gereken zorunluluk babından değildir.
İnsanlar arasındaki borçlar, paranın kendisiyle değiştirildiği aynı oranda altın ve gümüş göre hesaplanacaktır.
Hilafet Devleti’nde muamele edilecek olan şer’î para birimi, saf altından oluşan 4.25 gr. dinar ile saf gümüşten oluşan 2. 975 gr. dirhem esası üzerine olacaktır.
Bunlar, Hilafet Devleti kurulduğu esnada devlet dâhilinde bulunan insanlar açısındandı. Yakın bir vakitte Hilafet Devleti’ne katılabilme ihtimali olan bölgelerdeki Müslümanlar açısından olana gelince; aşağıdaki hususlar takip edilecektir:
Bu bölgelerde bulunan insanlara ellerinde bulunan paraları altın ve gümüşe çevirmelerinin zarureti anlatılacaktır.
Bankalardaki paralarını çekmeleriyle birlikte hesaplarını tasfiye etmeleri anlatılacaktır.
Anonim şirketlerinde sahip oldukları hisselerinden hızlı bir şekilde kurtulmalarının zarureti anlatılacaktır.
Tüm bunlar ise Hilafet Devleti’ndeki medya organları yoluyla, art arda yayınların çıkarılmasıyla ve geniş fısıltı kampanyalarının yapılmasıyla olacaktır. Bu çalışmanın başka bir faydası daha olacaktır; o da bölgedeki mevcut nizamın yıkılması sürecini hızlandıracaktır. Hele ki bu neşriyatlar ve fısıltı kampanyaları, halkın temsilcileri olmaları vasfıyla halk meclisi üyelerinden veya toplum temsilcilerinden, bölgenin Hilafet Devleti’ne dâhil edilmesini ilan etmelerine dönük bir talep ile vilayetteki hizbin şebabının bu bölge içerisinde liderliğini yapacağı katılım sürecine karşı koyma noktasında devlet başkanını, başbakanı, güvenlik birimlerini ve orduya yönelik bir uyarı içermişken.
Aynı şekilde görünür gelecekte katılma ihtimali olmayan bölgelerdeki mevcut nizamları panikletmek ve katılım sürecine dâhil olmalarını hızlandırmak için aynı üslup kullanılacaktır.
Dünya çapındaki muameleyi altın ve gümüş sistemine dönüştürmek için aşağıdaki hususlar takip edilecektir:
Devlet dâhilindeki (petrol, fosfat, demir ve benzerleri) gibi tüm maddeler, dışarıya sadece altın ve gümüşe göre ya da devletin veya devlet içerisindeki insanların ihtiyacı olan maddelerle takas edilmesi üslubuyla ihraç edilecektir.
Devlet içerisinde bulunan yabancı paraların bitirilmesinin ardından dışarıdan ithal edilen her türlü malın bedeli sadece altın ve gümüş olarak ödenecektir.
Dış borçlarda altın ve gümüş esası üzerine muamele edilecektir.
Diğer devletler, altın ve gümüş sistemini benimsemeye davet edilecektir.
(İki haftalık) değişim sürecinin sona ermesinden sonra devlet içerisindeki kâğıt paraların alınması yasaklanacaktır. Çünkü insanların kâğıt paraya, özellikle de Hilafet Devleti’nin ilan edildiği ülkenin parasına olan güvenleri otomatikman kaybolacak ve diğer hiçbir ülke dış ticarette onu kabul etmeyecektir. Bu da “kâğıt paraya göre muamelenin belirli bir süre daha devam etmesinde bir mânia yoktur” diyenlerin görüşünün hatalı bir görüş olduğunu göstermektedir.
İslam Ülkelerinde bulunan altın ve gümüşe gelince; İslam Ülkelerinde bulunan altın ve gümüş miktarı, iç ve dış muameleleri karşılamak için yeterlidir. Mesela, Arap Emirlikleri’nde dünyadaki altın rezervinin üçte biri bulunmaktadır. Altın ve gümüşün devlet içerisinden devlet dışına kaçırılmasına gelince; kesinlikle bunun aksi bir durum ortaya çıkacaktır. Çünkü altın ve gümüşün devlet içerisindeki değeri devlet dışındaki değerinden çok daha yüksek olacaktır. Yani bu da demektir ki, altının kaçırılması dışarıya değil, içeriye olacaktır.
Son olarak şunu söylemek isteriz ki, ortaya koyduğumuz bu metot; tartışmaya, araştırmaya ve ele almaya açıktır. Kâğıt para sisteminin altın ve gümüş sistemine dönüştürülmesinde takip edilecek metodun belirlenmesinde tek yetki sahibi olacak olan Müslümanların yakın gelecekteki Raşid Halifesi’dir.
Başta Amerika olmak üzere Batı devletlerinin, mevcut para sisteminin madenî para sistemi olan (altın ve gümüş) sistemine dönüştürülmesini engellemek amacıyla De Gaulle’nin karşısında durdukları(*) gibi Hilafet Devleti’nin de karşısında durmaları ihtimaline gelince; bu gayet tabii bir husus olup sadece para mevzusu ile sınırlı değildir. Bilakis bu devletler, Hilafet Devleti’ni ortadan kaldırmak için tüm alanlarda onun karşısında duracaklardır. Ancak Hilafet Devleti, Allah’ın izniyle kapsamlı ambargo, Amerika, müttefikleri ve ona tabii olanlar tarafından Hilafet Devleti’ne karşı savaş ilan edilmesi, nükleer, kimyasal, bakteriyel, balistik füzeler, kıtalararası balistik füzeler, konvansiyonel silahlar ve benzerleri gibi tüm kitle imha silahlarının kullanılması da dâhil en kötü tüm olasılıklar ile başa çıkmak için hazırlıklı olacaktır. İşte tüm bu beklenen hususlar ile bunlara karşı alınacak önlemler Allah’ın izniyle hizbin liderliğinde mevcuttur.
_____
(*)Altına dayalı para sisteminin 1944 yılında Amerika Birleşik Devletleri’nin aldığı bir kararla değiştirilmesinin ardından dünya ekonomik sistemi ABD dolarına dayalı bir hale geldi. ABD ile ekonomik ilişki içinde olan çoğu ülkeler, ABD doları bloke ederek para basma yoluna gittiler. Böylece dünyada altına ayarlı para sistemi, ABD dolarına bağımlı hale geldi. Bu durum ABD'ye bağımlı bütün ülkelerin malî durumlarını bozdu. Dünyada rezerv para haline gelen doları basan ABD, petrole para vermeden petrol faturasını diğer ülkelere ödetir oldu.
1968 yılında Fransa'da De Gaulle, Almanya'da Adenaur bir araya gelip, ABD'nin bu yanlış ve dünyanın malî yapısını bozan para sistemine karşı harekete geçtiler. Fransa ve Almanya hükümetleri, ABD'nin uygulamak istediği parasal politikaların tutarsızlığını göstermek için dolar toplayıp, karşılığında ABD’den altın talep edeceklerdi. ABD altın veremeyince de sistemin tutarsızlığı ortaya çıkacaktı.
Dünya altın rezervlerinin en çok olduğu Rusya'dan ABD'nin altın alamaması için De Gaulle derhal Rusya'ya gitti. De Gaulle daha havaalanında iken, ABD'li bir gazeteci; “Rusya'dan Komünizm mi ithal edeceksiniz?” sorusunu De Gaulle'e sordu. General De Gaulle; “Dünyayı bizim sistemimiz ve Rusların sistemi mutlu edemedi. İnsanlık ancak başka bir sistemle mutlu olabilir.” dedi. Bu gelişmeler üzerine CIA harekete geçerek, Avrupa Komünizmini ortaya attı. Fransa'da 68 Kuşağı sokağa düştü. De Gaulle istifa etmek zorunda kaldı. Böylece ABD, Fransa ve Almanya'nın dolara bağlı para politikasını engellemelerine imkân bırakmadı.” (www.sevkicobanoglu.com)


Yorumlar
Henüz yorum yapılmamış