ABDULLAH İMAMOĞLU İLE RÖPORTAJ

Editör

Köklü Değişim takipçilerinin yakından bildiği üzere Köklü Değişim Siyasi Bakışlar programının ardından haftalık tefsir programlarına da başladı. Bu minvalde her Perşembe Köklü Değişim’de tefsir dersleri veren Abdullah İmamoğlu Hocamız ile bir röportaj gerçekleştirerek kendisini tanımak isteyenler için daha yakından tanıtmak istedik.

Köklü Değişim (KD): Hocam, Köklü Değişim’de yaptığınız ve Değişim TV’den de canlı olarak yayınlanan Tefsir’ul Furkan programınızın hayırlara vesile olmasını temenni ederiz. Tefsir derslerine yoğun bir ilgi olduğu gözlenmekte. Doğal olarak da izleyicileriniz sizi daha yakından tanımak istiyor. Bu minvalde bize biraz kendinizden bahseder misiniz?

Abdullah İmamoğlu (A.İ): Öncelikle yanlış anlaşılmaların önüne geçmek adına bir konuya açıklık getirmek istiyorum. Benim resmi kayıtlarda adım Zekeriyya Ceran şeklinde geçmektedir. Diyeceksiniz ki şimdi Abdullah İmamoğlu nereden çıktı? Hollanda da iken bazı internet siteleri benden yazı yazmamı istedi. Ben de Abdullah İmamoğlu adıyla yazmaya başladım. Bu isimle yazılarım çıktı ve insanlar beni bu isimle çağırmaya başladı. Nihayetinde bu isim bende yapıştı kaldı. Esasında Abdullah benim göbek adım, İmamoğlu ise sülalemizin kullandığı daha doğrusu köyümüzde ahalinin bizim ailemize taktığı bir isimdir. Bizim aileyi köyümüzde herkes İmamoğlu olarak bilir ve öyle hitap eder.

Bu bilgilendirmeden sonra kısaca kendimi tanıtacak olursam; 1981 yılında Hollanda’da doğmuşum. Ortaokul yıllarında Türkiye’ye dönüş yaptık ve Konya’da Mahmut Sami Ramazanoğlu Anadolu İmam Hatip Lisesi’nden mezun oldum. Sonra tekrar Hollanda serüvenimiz oldu. Hollanda’ya dönüş yapar yapmaz 2001 yılında Roterdam İslâm Üniversitesi’ne kaydımı yaptırdım. İki yıl okuduktan sonra kaydımı dondurdum ve Roterdam Zadkin Meslek Yüksek Okulu Optisyenlik Bölümüne kaydoldum ve 2005 yılında buradan mezun oldum. Optisyenlik diplomasını aldıktan sonra yarım kalmış okuluma devam ettim ve tekrar İslâm Üniversitesi’ne kayıt yaptırdım. 2007 yılında “Sünnet’in İslâm Hukukunda Delil Oluşunun Değeri” başlıklı tezi hazırladıktan sonra Roterdam İslâm Üniversitesi Hadis Bölümü’nden mezun oldum. Birkaç yıl Hollanda’da optisyenlik yaptıktan sonra 2012 yılında Türkiye’ye kesin dönüş yaptım.

KD: Arapçayı Üniversitede mi öğrendiniz?

A.İ: Arapça öğrenme sevdam 17 yaşında umreye gittiğimde başladı. Namaz kıldıran imamları Kur’an okurken dinledim. Onların ayetleri yaşıyormuşçasına Kur’an okumaları beni çok etkiledi ve işte o gün ben de Kur’an okurken ne okuduğumu bilmeliyim diye düşündüm. Sonra Arapça gayretlerim arttı ve Allah’ın yardımıyla öğrendim.

KD: Genelde rahat bir yaşam sürme hayali kurulur ve bu hayalin gerçekleşeceği yer olarak da Avrupa görülür. Herkes Avrupa’ya gitme hayaliyle yaşarken siz oraları bırakıp buraya gelmişsiniz. Bunun nedeni nedir?

A.İ: Dediğiniz doğrudur. Buradan bakınca Avrupa rahat bir hayatın sürüleceği bir yer olarak görünür. Ancak hayatın anlamı rahat yaşam sürmekten ibaret değildir. Eğer derdimiz rahat yaşam olsaydı kuşkusuz Hollanda’yı bırakıp gelmezdik. Nitekim Hollanda’da Roterdam Göz Hastanesi’nde çok dolgun bir maaşla çalışıyorum ve süresiz iş sözleşmem vardı. Bunun anlamı şudur: Onlarla ben istemedikçe beni işten çıkartmayacaklarına dair yazılı bir mukavele yapmıştık. Kimileri için bu vazgeçilemeyecek kadar büyük bir nimettir. Ancak dediğim gibi rahat bir yaşam sürmek bizim hayatımızın gayesi değildir ve hiç olmamıştır. Böylesine geniş imkânları niçin terk ederek Türkiye’ye dönüş yaptığıma gelince; Avrupa’da hâkim olan Batı kültürüdür. Batı kültürü kendi dinî özel günlerini tatil ilan ederken Müslümanların dinî bayramlarında Müslümanları çalıştırmaktadır. Yani Hıristiyanlara tatil var, Müslümanlara tatil yok. Mesela okullarda Noel tatili yaklaşık iki haftadır. Ancak Ramazan ya da Kurban Bayramlarında okullar tatil değildir. Müslümanların bayramlarında Müslüman anne-baba işe giderken Müslüman çocuklar okula gider. Noel’de ise herkes tatildir. Hal böyle olunca çocuklarımız İslâm bayramının ne demek olduğunun idrakine varamazken Hıristiyanların bayramını yakından hissetmektedir. Bu durumun özellikle çocuklarımızın yetişmesinde derin izler bıraktığını düşünüyorum. Bununla birlikte son yıllarda Avrupa çok yoğun bir İslâm düşmanlığına sahne olmaktadır. Müslümanlara yönelik bu aşağılamalar had safhaya ulaşmış vaziyettedir. Artık kimse bu şartlar altında Avrupa’da yaşamak istemiyor. Benim için şartlar oluştu ve Türkiye’ye geldim. Ama biliyorum ki orada yaşamaya devam eden Müslüman kardeşlerimizin gönlünde orayı bir an önce terk etmek yatıyor. Nitekim oradaki kardeşlerimizle konuşmalarımızda hep Türkiye’ye dönme hayali kurardık. İnanıyorum ki şartlar oluştuktan sonra Avrupa kokuşmuş sistemiyle birlikte terk edilecektir.

KD: Peki beklentileriniz gerçekleşti mi? Ya da gerçekleşecek gibi mi?

A.İ: Yıllar sonra çocuklarım ile birlikte bayramı bayram gibi karşılamamız başlangıç açısından benim için kâfidir. Tabii şimdi Avrupa’da yaşamayan kardeşlerimiz bunun ne kıymeti var ki diyebilirler. Ama ne demek istediğimi sanırım en iyi Avrupa’da yaşayan Müslüman kardeşlerimiz anlayacaklardır. Kuşkusuz Türkiye’nin problemleri daha farklıdır ve inşaAllah bu problemler de Müslümanların gayretleriyle çözülecektir.

KD: Türkiye’de tefsir çalışmaları İslâmî hareketlerde ve hatta tüm cemaatlerde önemli bir yer tutar. Tefsir derslerinizdeki esaslarınız nelerdir? Diğer tefsir çalışmalarından farkları nelerdir?

A.İ: Tefsirimizin esasını hayatın problemlerine ilişkin Kur’an’ın çözümleri oluşturmaktadır. Yani Kur’an’ın mesajını güncel kılmayı temel gaye edindik. Rabbim bu konu hakkında bizlerden yardımını esirgemesin inşaAllah.

Diğer tefsir çalışmalarından farkı nedir? Bu sorunun cevabını sanırım tefsir derslerimize katılan kıymetli dinleyicilerimize sorsanız daha yerinde olacaktır diye düşünüyorum.

KD: Tefsir’ul Furkan’dan başka gelecekle ilgili projeleriniz var mı?

A.İ: Kuşkusuz var. Kafamda birkaç proje var ama şimdi bunları burada zikrederek kendimi bağlamak istemiyorum. Allah bana ömür, güç ve kuvvet verir ise o zaman hep birlikte o projeleri de inşaAllah görürüz.

KD: Tefsir’ul Furkan ile hayır dileyerek başlamış olduğunuz bu çalışmanızı Allah Subhanehû ve Teâlâ’dan hayırlı kılmasını ve çalışmalarınızın devamını diliyoruz.

 

 


Yorumlar

    Henüz yorum yapılmamış

Yorum Yaz