GAZZE MESAJLARI

Köklü Değişim

Dünya Müslüman Âlimler Birliği

Sayıları 4 milyonu bulan ve her yıl 170 milyar dolar harcanan resmi orduların kışlalara hapsedilmesi, silahlarının paslandırılması, sistemlerinin çökmesi makul değildir. Filistin’de cihat etmek ve oraya yardım etmek, dini bir yükümlülüktür. Filistin’i, Kudüs’ü, Mescid-i Aksa’yı ve Gazze’yi soykırım ile yıkıma terk etmek Allah’a ve Rasulü’ne karşı ihanettir ve en büyük günahlardandır.

 

Abdullah İmamoğlu / İlahiyatçı Yazar

Gasıp Yahudi varlığı “İsrail”in işgalinin sonlandırılması için yapılması gereken; orduları seferber etmektir. Zira bu herhangi bir çözüm önerisi değil şer’i hükmün bizatihi kendisidir. Emri bil maruf ve nehyi anil münker çerçevesinde biz Müslümanlara düşen görev ise sadece katil “İsrail”i telin etmek ya da Filistin’deki kardeşlerimizi dualarımızla desteklemek değildir. Bununla beraber orduları sevk etme yetkisine sahip yöneticilere Orduları Aksa’ya hareket ettirme sorumluluklarını hatırlatmaktır.

 

Şeyh Yusuf Muharezeh / Filistinli Âlim

Erdoğan’ın memleketi olan Türkiye nerede? Erdoğan bize diyordu ki: “Kudüs kırmızıçizgimizdir!” Bize şöyle bir açıklama yapmış ve demişti ki; “Gazze’de yapılan yıkım katliam sayılacaktır!” Allah sana afiyet versin! Vallahi bu olayların ne manaya geldiğini anlamamızı sağlamış oldun!”

 

Suat Yaşasın / İTTİHADUL ULEMA Genel Başkan Yardımcısı

Bir Müslüman devlette ordu niçin vardır? İnsanları, Müslümanları muhafaza etmek için vardır. O Müslümanları muhafaza etmek için kurulan ordunun idarecisi, komutanı veya başkanı, başbakanı kimse, orduları düşmanı defedecek kadar yeteri gücü olmayan Müslümanları muhafaza etmek için göndermekle mükelleftir. Bu şeriatta açıktır. Herhangi bir Müslüman beldede, sırf Müslüman oldukları için hücuma gelenleri kendi başlarına defedemiyorlarsa, o Müslümanlara başta etraftaki devletler öncelikli olmak üzere tüm Müslümanların yardım etmesi farz-ı ayındır.”

 

Necmettin Çalışkan / Saadet Partisi Hatay Milletvekili

Ukrayna’ya İHA gönderirken, Azerbaycan’a SİHA gönderirken Gazze’ye dua göndermekle mi yetineceksiniz? Desteği kesin yeter. Bugünden sonra yapılacak sadece insani yardım, gıda yardımı da asla yeterli değildir. Gıda yardımı yapmak demek, aç ölmeyin demektir. Size düşen desteği kesmek, samimi adım atmaktır.

 

Şeyh İsam Amira / Filistinli Âlim

Ey Müslüman Türk ordusu! Sayıca çok, mühimmat ve kapasite açısından muazzam olan sizlersiniz. Üstelik düşmanın gücü örümceğin ağından daha zayıftır. Sizin dininize, ümmetinize ve mukaddesatınıza, Müslümanların zaferine olan sevdanızdan şüphemiz yok! O halde yanlış cephelerde oyalanmayı bırakın, istikametinizi doğrultun! Bilin ki doğru istikamette harekete geçmeniz, mensubu olduğunuz ümmetin en büyük arzusudur. Daha da ötesi yedi kat semanın ötesinden Allah’ın size emrettiği bir farzdır.

 

Mehmet Akif Can / Yazar

Gazze meselesi Müslümanlar için bir imkân meselesi olmaktan çıkmış iman meselesi haline gelmiştir. Allah Celle Celalehu Kur’an’da, birbiriyle savaşan iki Müslüman topluluktan biri diğeri hakkında haddi aşarsa o Müslümanlara karşı dahi savaşılmasını emretmişken, zalim “İsrail”e karşı savaşmak için fetva aramak, abesle iştigaldir!

 

Mustafa Çelik / Yazar

Filistin topraklarında devam etmekte olan savaş, bir Arap-“İsrail” savaşı değildir. Bir Filistin-“İsrail” savaşı değildir. Bir “İsrail”-Hamas savaşı da değildir. Bu savaş, iman ve küfür savaşıdır. Bu savaş, hak ve batıl savaşıdır. Bu savaş, yüzde yüz haklı olanlarla yüzde yüz haksız olanların savaşıdır. Bu savaş, Haçlı Ordusu'yla Muhammed Ordusu'nun savaşıdır.

 

Nihat Güç / İlahiyatçı Yazar

Zalimin zulmüne; “Dur!” diyecek kişiler; ülkesini Kur’an ile sevk ve idare eden yani yöneten kişiler olacaktır. İşte bu yüzden “İsrail” zulmünün en büyük müsebbibi, Müslümanların ümüğünü sıkan laik sistemler ve Müslümanları suni sınırlara mahkûm kılan kukla ve müstekbir liderler ve devletlerdir de.

 

Molla Yakup Dirlik

Rabbimiz Celle Celaluhu iman dairesine girebilmemiz için hepimizi şehadet kelimesinde birleştirdiği, dinimizin direği olan namazda cemaate teşvik ettiği, oruçta hepimizi aynı anda iftara oturttuğu, dinimizin köprüsü olan zekâtta kaynaştırdığı, hacda Arafat’ta aynı anda buluşturarak birliğimizi sağladığı gibi tevhit ve Hilafet sancağı altında halifenin etrafında birleşmemizi de farz kılmıştır.

 

Mehmet Emin Kutluay / Hatip

Sadece kınama değil İslâm'ın izzetini göstermek için ordular Gazze'ye hareket etmelidir.

 

Şükrü Hüseyinoğlu / Yazar

Dünya Müslüman Âlimler Birliği’nin bu yönde çağrı yapmış, fetva vermiş olması, taraflarını belli etmeleri açısından değerli bir adım lakin maalesef bir bağlayıcılığı, harekete geçirecek bir etki ve etkinliği yok. Tüm ümmeti temsil edecek bir İslâmi otorite/Hilâfet olsaydı ve bu fetva, onun irade ve diliyle ortaya konulsaydı, ne gasıp siyonazi rejimi ne de onun efendisi küresel firavunizm ayakta kalabilirdi.

 

Erdal Elibüyük / Siyasetçi

Haftalardır bebek, çocuk, kadın, hasta demeden soykırım yapan; hastane, cami, kilise, kreş başta olmak üzere vahşette sınır tanımayan, bütün insanî, İslâmi, ahlâkî, hukuki değerleri ve mekânların kutsiyetini çiğneyen işgalci Siyonist çete ancak güçten, caydırıcı ve somut askerî, ticari, siyasi ve diplomatik adımlardan anlar.

 

Av. Kasım Karadaş / Hukukçu

Ortadoğu’da birçok Müslüman ülkenin ortasında küçücük bir yüz ölçümü ve 9 milyonluk nüfusuyla işgalci “İsrail” bu cesareti, İslâm ülkelerinin pasif yöneticilerinden ve Müslüman halkların ırk, mezhep gibi konularda ihtilafa düşmesinden almaktadır. Dünyanın birçok yerinde Müslümanların zulme uğramasının nedeni, İslâm âleminin siyasi ve askerî birliğe sahip olmamasıdır.

 

Yaşar Aydın / Ümmetin Sesi Derneği

Artık hiçbir şey eskisi gibi olmayacak. Gazze Savaşı, bütün her şeyi değiştirecek. Yıllardır uyutulan halkları uyandırmaya başladı. Yıllardır sessiz kalan âlimler bile ayağa kalkmaya başladı. Dünya Müslüman Âlimler Birliği’ne: “Gazze’yi terk etmek Allah'a ve Rasulü’ne ihanettir; devletler Şeriat gereği, orduları harekete geçirmelidir.” bile dedirtti.

 

Muhammed Mişeniş / Filistin Dayanışma Derneği Başkanı

Yönetimlerin ve orduların askerî bir müdahaleyle ve askerî tecrübeleriyle bu saldırının durdurulması için müdahale etmeleri gerekiyor. Bunu gerçek dışı bir talep olarak söylemiyoruz çünkü bu devletler yaklaşık 4 milyonluk bir orduya sahip ve bu ordulara milyarlarca dolar harcama yapılıyor. Bu sebeple âlimler, önderler ve heyetler hızlı bir şekilde rejimlere, resmî ordulara, siyasi yapılara, parlamentolara ve yargı kurumlarına, harekete geçilmesi ve acil bir müdahale yapılması için baskı yapmaları gerekiyor. Bu onların üzerine vaciptir.

 

Fırat Toprak / Yazar

İslâm dünyasında Siyonizm sorunundan önce bir “uşak yöneticiler” sorunu vardır. Realist bir kanaat olarak söylenmelidir ki işbirlikçi rejimlere ve ordulara güvenmek, bir çözüm değil sorun kaynağıdır. En makul yaklaşım; bütün İslâmi sivil ve askerî güçleri savaş ve ânın vacibini ifa hususunda rüştünü ispat eden Filistin halkının ve mücahitlerin emrine amade kılarak onlara yardım için topyekûn seferberliğe çağırmaktır.

 

Melikşah Sezen / Tefekkür Kelam Araştırmaları Merkezi Başkanı

Hiçbir sözün tesirinin kalmadığı, artık ancak gücün konuşacağı bir yerdeyiz. Huzur-ı İlâhî’de mahcup olmamak için şimdi artık “İsrail”e karşı fiilî adımlarla harekete geçme zamanıdır. Buna mecburuz.

 

Hamza Er / Yazar

Herkes elindeki imkânları, gücü ve yetkisi oranında mesuldür. Halklar tepki gösterir, isyan eder, kınar ve Siyonistlere destek verenlere karşı tavır alır. Ama ya ellerinde emretme yetkisi olanlar, ya diplomasi yürütme, savaş mühimmatı desteği sağlama ve orduları harekete geçirme yetkisi olanlar ne yapmalıdır? Onlar da halklar gibi günlerce, aylarca “kınıyoruz, kınıyoruz” diyerek vakit mi geçireceklerdir? Halkların buğzetmesi, kınaması kendi şartları içinde anlaşılabilir. Ama ya yetki sahiplerinin bu aciz ve kişiliksiz politikaları normal görülebilir mi?


Yorumlar

    Henüz yorum yapılmamış

Yorum Yaz