KÖKLÜ DEĞİŞİMDE BU AY

Aile toplumun temel taşıdır. Sağlam aile yapılarından oluşan toplumlar da güçlü toplumlardır. Bu anlamda İslâm aileyi korunması gereken bir kale olarak görür.

Sömürgeci kâfirlerin dünyayı saran fasit ölçü ve mefhumları, fikrî saldırılar neticesinde İslâm coğrafyasına ve Müslümanlar arasına sirayet ettikten sonra Müslümanlar İslâmi zaviyeyi ciddi manada kaybettiler. Her ne kadar İslâmi bazı mefhumlar sebebiyle Müslümanlar aileye gereken önemi verme noktasında gayretkeş olsalar da kapitalist laik nizamların etkisi karşısında çoğu zaman bu gayretleri yetersiz kalmaktadır.

Toplumsal dejenerasyonun önünü alamamalarının bir sonucu olarak da Müslümanların aileleri çok ciddi saldırılarla karşı karşıya kalmakta ve maalesef çoğu zaman aileler dağılma sürecine girmektedir. Çünkü bir toplumda nizamın etkisi yadsınamayacak derecede büyüktür. Fert ve aileleri, toplumdaki bu saldırılardan koruyacak bir nizam bulunmadığında, aksine bir de bu saldırıların önünün açılması hâlinde aile kurumunun bozulması, dolayısıyla da toplumun temelinin esastan sarsılması kaçınılmazdır.

Kapitalizm ve onun hayat nizamı aile kurumunu ciddi anlamda tehdit etmektedir. Çünkü onda özgürlükler anlayışı hâkimdir ve toplumun korunmasından ziyade bireylerin tatmini ve mutluluğu ön plandadır. Dolayısıyla bu ideolojide aile değil korunması gereken fert ve onun istekleri olmuştur. Aile toplumun temeli olmaktan çıkmış, bireylerin zorunlu olarak yaşamak durumunda kaldıkları, hayatın insana bir dayatması şeklinde algılanmıştır. Batılı toplumlarda aile artık bir baskılama aracı ve özgürlüğü kısıtlayan bir unsur olarak görülmektedir. Bu anlayışın doğal bir yansıması olarak da aile fertleri, buldukları ilk fırsatta kendilerine düşen sorumluluklardan kaçmayı hayatın doğal süreci olarak görmeye başlamışlardır. Erkek, ailenin sorumluluğunu üzerine almaktan imtina etmiş; kadın, çocuklarına annelik yapmaktansa kariyer yapmayı tercih eder olmuş, çocuklar ise kendilerine “zindan” olarak gördükleri bu cezaevinden bir an önce kurtulmanın çarelerine bakar olmuşlardır.

İşte İslâm beldelerine örnek olarak gösterilen Batılı düşüncenin aile kurumunu getirdiği hâl budur.

Böylesi bir süreçte İslâm beldelerindeki ailelerin sürüklendiği bu dejenerasyona karşı elbette söylenecek sözlerimiz var!

İşte bu dönemki Köklü Değişim’in sayfalarına bu hassas konuyu; aileyi taşıdık. “Tehdit Altındaki Son Kale: Aile” başlığıyla çıkan bu sayımızda;

Mahmut KAR “Aile, Allah ve Rasulü’nün Koruduğu Bir Kaledir!” başlığıyla İslâm’ın aileye bakışını ortaya koydu. “Aile İçi Şiddet Sömürgeci Kapitalist Nizamların Bulaştırdığı Bir Hastalıktır” makalesiyle de Gamze GÜRSOY son günlerin netameli konusu aile ve şiddeti ele aldı. “Ailede Sevgi, Saygı ve Uyumun Yolu” konusunu ise Musa BAYOĞLU kaleme aldı.

Misafir yazarlarımız; Yasmin MALİK “Dağılan Ailelerin Çocuk ve Toplum Üzerindeki Etkisi”, Fika KOMARA “Ailenin Dağılmasına Yönelik Kirli Oyunlar”, Zehra MALİK ise “Cumhuriyetten Günümüze Laikleştirilen İslâm Aile Hukuku”nu kaleme alırken, “En Nefret Edilen Helal: Boşanma” başlığıyla Eylül OKUR, “Feminizm Fikri Aile Yapısını Nasıl Parçaladı” başlığıyla da Hatice YILDIZ sayfalarımızı yer alan diğer isimler… Ayrıca yine misafir yazarlarımızdan “İslâm’ın Anneliğe Verdiği Değer”i yazan Selda ÇİFTÇİ ve “Laik Batı Toplumunda Ailelerin Çöküşü”nü Batı’da yaşayan bir isim olarak Dr. Nazreen NAWAZ bizlere aktardı. “Salih Bir Koca: Rasulullah SallAllahu Aleyhi ve Sellem” başlığıyla Nida KURTULUŞ Örnek aile reisliğini bizler için resmetti. “TV Dizileri, Aileyi ve Toplumu İfsat Eden Kirli Bir Endüstridir” başlıklı makalesiyle Pınar ÇAKIR, televizyonun toplumun ifsadındaki rolünü ortaya koydu.

Tüm bu yazarlarımızın yanı sıra; “Batı’nın İslâm Aile Hukukuna Saldırısı” makalesiyle Emrah AKAY’ı, “Ey Gençler! İçinizden Evlenmeye Güç Yetirenler Evlensin” makalesiyle Hakan BOLAT’ı, “Fasit Hukuk Sistemleri Kadını Ve Aileyi Koruyamıyor” makalesiyle Ahmet SİVREN’i, “Kadın, Kocası İçin Bir Sükûn Olmalı” makalesiyle Fatih DOĞDU’yu, “Kadının Hayatında Aile Asıldır” makalesiyle İlyas KÖSEM’ ve “Örnek Model; Müslüman Aile Kurumu” makalesiyle de Abdülmelik KILIÇ’ı okuyabileceksiniz.

Bu mühim konuda Müslümanların köklü ve kapsamlı bir sözünün bulunduğunu gösterdiğimiz dergimizi soluksuz okuyacağınızı umuyoruz.

Köklü Değişim… Suskunluğun kırılma noktası…


Kurtuluş Sevinç

Genel Yayın Yönetmeni

BU AYKİ DERGİMİZDEN
MAKALELER

SUSKUNLUĞUN KIRILMA NOKTASI

Mahmut Kar AİLE, ALLAH VE RASULÜ'NÜN KORUDUĞU BİR KALEDİR

Gamze Gürsoy AİLE İÇİ ŞİDDET SÖMÜRGECİ KAPİTALİST NİZAMLARIN BULAŞTIRD

Yasmin Malik DAĞILAN AİLELERİN ÇOCUK VE TOPLUM ÜZERİNDEKİ ETKİSİ

Musa Bayoğlu AİLEDE SEVGİ, SAYGI VE UYUMUN YOLU

Fika Komara AİLENİN DAĞILMASINA YÖNELİK KİRLİ OYUNLAR

Emrah Akay BATI'NIN İSLÂM AİLE HUKUKUNA SALDIRISI

Zehra Malik CUMHURİYETTEN GÜNÜMÜZE LAİKLEŞTİRİLEN İSLÂM AİLE HUKUKU

Eylül Okur EN NEFRET EDİLEN HELAL: BOŞANMA

Hakan Bolat EY GENÇLER TOPLULUĞU! İÇİNİZDEN EVLENMEYE GÜÇ YETİRENLER EVLE

Hatice Yıldız FEMİNİZM FİKRİ AİLE YAPISINI NASIL PARÇALADI

Ahmet Sivren FASİT HUKUK SİSTEMLERİ KADINI VE AİLEYİ KORUYAMIYOR

Selda Çiftçi İSLÂM'IN ANNELİĞE VERDİĞİ DEĞER

Fatih Doğdu KADIN, KOCASI İÇİN BİR SÜKÛN OLMALI

İlyas Kösem KADININ HAYATINDA AİLE ASILDIR

Abdulmelik Kılıç ÖRNEK MODEL; MÜSLÜMAN AİLE KURUMU

Dr. Nazreen NAWAZ LAİK BATI TOPLUMUNDA AİLELERİN ÇÖKÜŞÜ

Nida Kurtuluş SALİH BİR KOCA: RASULULLAH SALLALLAHU ALEYHİ VE SELLEM

Pınar Çakır TV DİZİLERİ, AİLEYİ VE TOPLUMU İFSAT EDEN KİRLİ BİR ENDÜSTR

TAVSİYE MAKALE

AİLE, ALLAH VE RASULÜ'NÜN KORUDUĞU BİR KALEDİR

Mahmut Kar

Müslümanların, hayatın her alanında geri kalmışlıkları somut bir realitedir. Geri kalmışlık ya da çöküş toplumun genelini kapsadığı zaman, bunun temel nedeni kesin olarak tektir. İnsanın düşüncesini ve kanaatini oluşturan başlıca inanç örgüsü (akidesi), insanın yaşama biçimini, yapıp etmelerini varlıklar ve hadiselerle ilişkilerini, onlara bakış açısını biçimlendirir. Buna göre insanın düşüşü veya yücelişi, onun yaşama biçiminin sınırlarını belirleyen, dünya görüşünü şekillendiren inanma biçimiyle doğrudan bağlantılıdır. Çünkü o inanma biçimi, insan yeryüzünde yaşadığı sürece, onun bütün başarılarını üzerine kurduğu yapıp etmelerinin sınırlarını belirler. Bunu hayatının süresini, maddi ya da fikrî imkânlarını bir tarafa bırakarak yapar. Bu nedenle akide, her ümmetin, her toplumun, her ailenin, kadın-erkek her bireyin düşüncelerini oluşturan en başta gelen amil olmalıdır. İnsanın düşünce serüveninde zaman zaman olumsuz ve çelişkili bazı zikzaklar ortaya çıksa bile sonuçta onu d...

Köklü Değişim Dergisi sahih İslamî fikirlerin doğru algılanmasını, taşınmasını ve en önemlisi de yaşanmasını esas almış bir yayındır. Bu cihetle Köklü Değişim Dergisi, İslam’ın fikri ve siyasi yönünü toplum nezdinde var edebilmek için İslami bir bakış açısıyla olaylara bakmayı ve İslami çözümler ortaya koymayı amaç edinmiştir. Köklü Değişim, Suskunluğun Kırılma Noktası…

"TÜRDEB" Türkiye Dergiler Birliği üyesidir

İLETİŞİM

Mithatpaşa Cad. 47/B
Kızılay/ANKARA
Tel: 0312 229 77 91
Faks: 0312 229 77 92
Email: info@kokludegisimdergisi.com